SIKÇA SORULAN SORULAR

     1) Eser miktarda gluten nedir?

Bazı ürünlerimizde bulunan eser miktar uyarısı, normalde ürünün doğal yapısında gluten olmamasına rağmen, seri üretim esnasında gluten içeren ve içermeyen ürünlerin aynı banttan geçmesi sonucu oluşan bulaş durumudur. Bu sebeple çölyaklı bireylere uygun diyemeyiz fakat gluten hassasiyeti / alerjisi olan, yani tolerasyon durumu daha yüksek olan kişilerce tüketimi olabilir.

     2) Neden glutensiz beslenmeliyiz/ neden beslenmemeliyiz?

Son dönemde oldukça popüler hale gelen glutensiz beslenme modelleri, aslında kilo verme yöntemi değildir. Eğer glutenle ilgili herhangi bir şikayetimiz/hastalığımız yoksa glutensiz beslenmemize gerek yoktur. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, gereksiz yere glutensiz beslenen kişilerin bağırsak florası ve bağışıklık sistemi olumsuz etkilenir. Gluten; arpa, buğday, çavdar, siyez gibi tahıllarda bulunan bir proteindir. Hamur işini fazla tüketmek, haliyle gluten alımını da artırır. Yani burada kısıtlamamız gereken gluten değil, yüksek karbonhidratlı beslenmedir. Dengesiz beslenme, obezite ve sağlık sorunlarına yol açabilir. Öte yandan, glutenin sindirimi daha zor olduğundan şişkinlik problemi yaşayanlar, gluten içeriği daha düşük olan Ata Serimizdeki un çeşitlerini ve Doğal Serideki kinoa, mercimek, nohut, yulaf,  keçiboynuzu, badem, hindistan cevizi, kestane gibi besinlerin unlarını tercih edebilirler.

3) Ata Serideki Unlar kullanıldığında neden sert ve tok ekmek olur?

Ata serideki un çeşitlerimiz, genetiği ile oynanmamış olup, gluten yapısı değişikliğe uğramamıştır. Ekmeklik buğdaylar zaman içerisinde daha çok verim alabilmek amacıyla bazı işlemlere maruz kalmıştır. Atalık tohumlar bu nedenle daha serttir ve gluten miktarı ekmeklik buğdaylara göre daha düşüktür. Gluten, kabarmayı ve elastik yapıyı sağlayan maddedir. Posa miktarı da fazla olduğundan daha tok ekmekler ortaya çıkar.  Tam tane yapısı bozulmadan buğdayın kabuk, endosperm ve ruşeym kısımları birlikte öğütülür. Daha sert yapıları olsa da, lezzetli ve besleyici hamur işleri için en doğru adres diyebiliriz.

4) Glisemik indeks nedir?

Glisemik indeks, karbonhidratlı besinlerin, kan şekerini yükseltme hızını ifade eder. Örneğin kepekli ekmek, kurubaklagiller daha yavaş sindirilip, kan şekerini yavaş yükseltirken; muz, patates, pirinç gibi besinler daha hızlı yükseltmektedir. Bu nedenle glisemik indeksi düşük besinler tercih edilmelidir. Özellikle diyabet, insülin direnci, hipoglisemi gibi kan şekeriyle ilgili problemi olan kişiler buna dikkat etmelidir. Kilo verme sürecinde de daha uzun süre tokluk sağlayacağı için düşük glisemik indeksli besinler tüketilmelidir.

5) Neden lif oranı yüksek gıdalarla beslenmeliyiz?

Lif, diğer bir adıyla posa, vücut için gerekli bileşenlerden biridir. Sindirim ve emilimi yavaşlattığı için pek çok metabolik hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edicidir. Kolesterol, diyabet, tansiyon, kalp hastalıkları, kabızlık, kolon kanseri gibi sorunlar yetersiz lif alımı ile ilişkilidir. Günlük olarak bir kişinin 25-35 gr lif tüketimi olması gerekir. Uzun süre tokluk sağladığı için kilo kontrolü de sağlar. Kurubaklagiller, tahıllar, sebze ve meyveler lif bakımından zengindir.